Havana

Argın’ın Küba Notları 1 – İlk İzlenimler

Selam Argın. İşe en başından başlayalım müsade edersen. Nerden çıktı bu Küba işi?

Biraz ironik belki ama Küba fikri, ABD’nin olmaz olası başkanı George Bush’un 2004’te İstanbul’a gelmesi sayesinde ortaya çıktı diyebilirim. O sene hatırlarsanız Şişli Taksim civarlarında kuş uçmuyordu, o bölgeye girişler yasaktı. Bu sebeple o bölgedeki çalışanlar zorunlu olarak tatile çıkmışlardı. İşte onlardan biri olan, aynı zamanda Küba’ya gitmenin de fikir annesi olan Ceyda ile tatilde, Olimpos’ta tanıştık.

Bu tanışmadan bir sene sonra, bir arkadaşımın terasında düzenlediği partide, Mısır’da dalış planları kurarken, Ceyda yanımıza geldi ve “boşverin Mısır’ı, hadi Küba’ya gidelim” dedi. O gece, terasta, konuşmaya şahit olan dört arkadaş, Yeşim, Ceyda, Şeyda ve ben, “tamam” dedik ve Küba’ya gitmeye karar verdik.

Oldukça fakir ve kimi ülkeler tarafından “terörist” ilan edilen bir ülkeye, o kadar uzun ve pahalı bir yolculuğu yapmak için çabuk ikna olmuşsun. Nedir bu işin sırrı? Arkadaş hatırı mı?

Aslında “Neden Küba?” sorusunun cevabı çok basit. Az çok Küba hakkında birşeyler okumuş ya da TV’de birşeyler seyretmiş birileri mutlaka görmek isteyecektir diye tahmin ediyorum. Herşeyden önce Che Guevara’nın halkıyla beraber destan yazdığı ve efsaneleştiği topraklar bu topraklar. Halkı emperyalizme karşı dimdik ayakta durabilmiş. Bu anlamda yakın tarihimiz ve atalarımızla ortak yanları var. Fakat bedelini maddi olarak ödüyorlar. Ambargo ülkesi Küba. Ve maalesef bu güzel ülkeye düşmanlık eden ülke de dünyanın en güçlü ülkesi olan komşuları ABD.

Aslında ABD’nin bir başka ambargosu da, turistlerle ilgili bildiğim kadarıyla. Küba’ya giden turistleri ABD’ye almıyorlar, biliyor muydun?

Evet. Ama Küba’lılar bu durum karşısında da ayakta durabilmeyi başarmışlar. Bize vize verirlerken pasaporta vize basmıyorlar, başka bir kağıtta veriyorlar. İğrenç bir durum bir yandan. Ama öte yandan, bu ambargo sayesinde, bütün dünyada yokolan bir yakın tarih, hala yaşanıyor adada. İşte biz de, bu gururlu duruşu hissetmeye ve bir anlamda da bu ülkeye destek olmaya gittik.

Anladığım kadarıyla Küba hakkında bir parça bilgin vardı. Gitmeden önce hayalini kurduğun şeyler oldu mu?

Beklentiler oluşuyor elbette. Ağırlıklı olarak tek isteğim vardı, eski bir araba kiralamak ve o arabayla Küba’nın hertarafını, köyünü, kentini dolaşmak. Ve buradaki insanlarla konuşmak. Bir de kadınların çok güzel olduğunu duymuştum, merak ediyordum doğrusu. 🙂

Üç arkadaşının ismi geçti. Yeşim, Ceyda ve Şeyda. Üç kız, zor olmadı mı? 🙂

İtiraf etmeliyim ki, biraz ağır geldi iki hafta boyunca. Ama sonraları düşündükçe, hep tatile çıkılabilecek en güzel topluluklardan biriyle gittiğimi söyledim kendi kendime. Hala da bu fikirdeyim. İçlerinde ilk defa yurtdışına çıkan sadece ben vardım. Şeyda bir yıla yakın Hindistan’da yaşamış bir kişi, işi gereği de sıkça geziyor yurtdışında. Yeşim de bir dönem Hindistan’da Şeyda’nın yanına gitmiş, öncesinde de ABD’de okumuş birisi. Ceyda da işi gereği yurtdışına gidip geliyor. Ekipte yurtdışı tecrübesi sağlamdı yani. Son dört günde aramıza bir kişi daha katıldı, Okan. Gezi öncesi Küba konusundaki araştırmalarda çok çalıştı herkes. Bu açıdan da çok sağlam bir ekip olduğumuzu söylemeliyim.

Cayo Santa Maria Yolu
Cayo Santa Maria Yolu

Ne tür hazırlıklar kastettiğin?

Bir kere İspanyolca öğrenmeye başladık. Dediğim gibi, köyüne kadar gitmeyi, ve insanlarla konuşmayı planlıyorduk. Ciddi vakit ve emek ayırdık bu işe. Ve geziden önce, çat pat birşeyler konuşma aşamasına gelmeyi de başardık. Turla gitmeyeceğimiz, otelde de kalmak istemediğimiz için kendi aradığımız türden kalacak yerler araştırdık. Özellikle ilk gece, 31 Aralık 2005 gecesi yani yılbaşı saat 20:00 gibi oraya varacağımız için, ilk akşamı organize etmek çok önemliydi. Ceyda bu yönde bir çalışma yaptı, internetten yer ayarladı. Yeşim ve Şeyda da gezilip görülecek yerler, dalış yapılacak yerler gibi araştırmaları yaptı. Bendeniz de bir sırt çantası satın aldım kendime. 🙂

Otelde kalmadınız, peki ne yaptınız?

Sadece üç yer hariç hep ev pansiyonlarda kaldık. O üç yerde de mecbur kaldık çünkü ev pansiyon bulamadık.

Ev pansiyon?

Kapısında yeşil yazıyla “Arrendador Inscrito Divisa” yazan evler. Kocaman bir A harfi dikkatinizi çekecektir. Böyle evlerin kapısını çalıp “yer var mı?” diye sorabiliyorsunuz. Devlet kontrolünde olan bu evlerin en az birer banyolu odaları var. Tertemiz. Buralarda kaldık ve bu sayede Kübalılar’la daha içli dışlı olma şansını yakaladık. Geceliği hemen hemen 10-12 euro civarındaydı.

Sokakta euro kullanılıyor anladığım kadarıyla Küba’da?

Yok, aslında pezo. Aşağı yukarı euro ile değeri aynı olduğu için öyle söyledim. Ama bu pezo, Kübalıların kullandıklarından değil. Değiştirilebilir pezo gerçek ismi. Kübalıların pezosunun tam 24 katı değerde.

Anladım. Pansiyonlardan bahsediyordun. Ucuz yerler anladığım kadarıyla?

Evet. Dahası, isterseniz 2-3 pezo daha verip kahvaltı da yapabiliyorsunuz. Bol taze meyve ve meyve sulu kahvaltılardan bahsediyorum. Tropik meyveler ve taptazeler. Kahvaltılarda yumurta ve meyve ağırlığını koymuş durumda. Sadece bir otelde poşet çay gördük. Orda herkes Küba kahvesi içiyor bol bol. Filtre kahve kıvamında ama bizimkiler gibi küçük fincanlarda içilen koyu kahveden bahsediyorum. Memlekette alışageldiğimiz zeytine orada hiç rastlamadık. Peynirlerini de açık söylemek gerekirse pek beğenmedim 🙂

Ama pansiyonları beğendin. Temiz ve titizler sanırım?

Kesinlikle. Devletin çok sıkı kuralları var. Öyle istediğiniz yerde kalamıyorsunuz. Yasaklar var. Yani bir evin tek odası var diyelim. 2 kişilik. Parasını verseniz bile 4 kişi kalamıyorsunuz, sıkı kontroller olabiliyormuş. Kural neyse uyulacak.

Gazetecilerle Havana'da mojito keyfi
Gazetecilerle Havana’da mojito keyfi

Memleketimizdeki bunca kuralsızlıktan sonra huzur bile verebiliyor bu sıkı kurallar. Eee, nasıl geçirdiniz yılbaşını Küba’da?

Yılbaşı gecesi, yani ilk gecemiz tam bir felaketti. O gece, biraz tehlikeli bir sokakta dolaşıyorduk. Saat sabahın üçü. Sadece yüz metre yürüdük pansiyondan dışarı, ve soyulduk. Biz şok içinde geriye dönerken yolun yarısında bir kere daha soyulduk. Her ikisi de kapkaç şeklindeydi ve aynı kişilerdi. Üçüncüye de yeltendiler ama son anda daldık pansiyona.

Offf. Kötü başlamış gezi. Ne yaptınız peki?

Aslında başımıza gelen tek kötü olay o oldu. Ama o gece öylesine korkmuştum ki, geri dönme kararı aldım. Ama sabah olup da biraz gün ışığında dolaşınca fikrim değişmeye başladı. İyi ki de eve erken dönme kararımdan dönmüşüm. 🙂

İyi ki. Herneyse, nasıl bir güzergah izlediniz Küba’da?

Havana’dan başladık tatile. Dört gün kadar kalıp ülkenin batısına doğru yöneldik. Sonra oradan orta bölgelerin güneyine ve takiben kuzeyine çıkıp tekrar Havana’ya döndük.

Şu bahsettiğin eski araçla mı yoksa?

Malesef.. Kiraladığımız araba 500 km’de yepyeni bir Hyundai Atos’du. 😦

Hayallerindeki gibi olmadı yani. Peki diğer hayalin? Güzel miydi gerçekten kadınlar?

Kesinlikle söylüyorum ki, yok öyle birşey. Türk kadınların yerini hayatta tutamazlar. 🙂

Kadishon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s